Etkinliğin vidyo kadına ulaşmak için tıklayınız.
ÜNDER’in 15 Şubat Pazar sabahı Büyükçamlıca’daki İlim Yayma Yurdu’nda düzenlediği kahvaltı programı, samimi bir buluşma ortamında gerçekleştirildi. Program, dernek başkanımız Prof. Dr. Muhammed Kurulay’ın açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından Prof. Dr. Sefa Saygılı “Psikoloji ve İnanç” başlıklı bir sunum yaptı. Sefa Hoca konuşmasında psikoloji alanındaki kişisel mesleki tecrübelerini paylaşırken, aynı zamanda bu bilim dalında son yıllarda yaşanan gelişmelere ve inanç boyutunun yeniden gündeme gelişine dair değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Sefa Saygılı konuşmasında, birçok ruhsal bozukluğun temelinde aslında ölüm korkusunun yattığını ifade etmektedir. Ona göre takıntılar, panik ataklar, fobiler ve depresyon gibi tabloların arka planında çoğu zaman bastırılmış bir varoluşsal kaygı bulunmaktadır. Modern seküler terapi yaklaşımlarının insanın bu derin ölüm endişesine tam anlamıyla cevap veremediğini belirten Saygılı, özellikle ağır kayıplar yaşayan bireylerde ve çocuklarda ahiret ve cennet inancının güçlü bir teselli ve iyileşme zemini sunduğunu vurgulamaktadır. İnancın, ölüm korkusunu anlamlı bir çerçeveye oturtarak kaygıyı dönüştürdüğünü ve kişiye psikolojik dayanıklılık kazandırdığını dile getirmektedir.

Saygılı, inancın ruh sağlığı üzerindeki koruyucu etkilerine de dikkat çekmektedir. Türkiye’deki görece düşük intihar oranlarını iman ve dini değerlerle ilişkilendirmekte; inancın, insanın hayatını anlamlandırmasını sağlayarak intihar düşüncesine karşı güçlü bir içsel bariyer oluşturduğunu savunmaktadır. Düzenli ibadet eden ve şükür bilincini sürdüren bireylerin daha mutlu, stres karşısında daha dirençli ve daha uzun ömürlü olduklarına dair araştırmalara atıfta bulunmaktadır. Ayrıca Ramazan, bayramlar ve cemaatle yapılan ibadetlerin bireye aidiyet duygusu kazandırdığını, bunun da yalnızlık ve yabancılaşmayı azaltarak ruh sağlığını desteklediğini ifade etmektedir.

Batı’dan gelen psikolojik kuramların doğrudan ve eleştirel süzgeçten geçirilmeden kabul edilmemesi gerektiğini belirten Saygılı, bu verilerin kendi medeniyet değerlerimiz doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. İnsan kişiliğinin nefs, kalp ve ruh katmanlarıyla ele alınması gerektiğini, nefsi terbiye etmeyi merkeze alan bir yaklaşımın ruhsal sorunları daha bütüncül biçimde açıklayabileceğini ileri sürmektedir. “Nefs Psikolojisi” olarak adlandırdığı bu yaklaşımda ruhsal hastalıkların yalnızca biyolojik ya da bilişsel süreçlerle değil, aynı zamanda manevi ve ahlaki boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Saygılı’ya göre geçmişte dinin psikiyatri alanından dışlanması önemli bir hataydı; günümüzde ise bilim dünyası insanın manevi ihtiyaçlarını yeniden keşfetmeye başlamıştır.

Etkinlik, iştirak eden akademisyenlerin konuya katkıları ile devam etti. Program sonunda ÜNDER başkanı Muhammed Kurulay , Sefa hocaya ve ev sahibi olan, güzel bir şekilde katılımcıları ağırlayan yurt müdürü sayın Abdurrahman Karadağ’a hediye takdimi ile sona erdi. 15 Şubat 2026 Çamlıca

Akademik Fikir Akademik Fikir – Yazılar