Diriliş Şehirleri

Prof. Dr. Durmuş Günay
Maltepe Üni. Öğretim Üyesi

Deprem meydana geldiğinde her zamanki gibi TV’ler jeologların görüşlerine başvurdu… TV seyircileri için bu konuşmaların ne anlamı vardır acaba? Bu konuşmalardan izleyiciler nasıl etkilenir? Şimdi jeologlara soralım:

– Bu fay hatlarının yerini değiştirebilirmisiniz?

– Elbette değiştirilemez.

– Deprem ne zaman olacak bilebilir misiniz?

– Bilemeyiz. Her zaman olabilir. Belki yarın belki yüz yıl sonra.

– Depreme dayanıklı bina nasıl yapılır?

– O inşaat mühendislerinin işi.

– Peki sağlam zemini tayin edebilir misiniz?

– Geoteknik mühendislerinin işi. O halde neden medyada afet sırasındakonuşursunuz? Afetten önce veya sonra ilgili kurumlarla konuşulması gerekmez mi? Bu konuşmaları izleyen insanlar ne yapsınlar? Deprem maddi ve manevi yıkımlara yol açıyor. Toplumun önünde, medyada yapılan bu tür yayınlar, insanda psikolojik, toplumda sosyolojik travmalara yol açmaktadır…

Ev, barınak değildir. Yüksek katlı modern yapıların bir katına kafese konulmuş kuş gibi diğer insanlardan ve tabiattan izole yaşanılan konut da değildir. Ev, toplumun çekirdeği olan ailenin yuvasıdır. Aile kurmak ev-lenmektir. Ev kurmaktır. Evin maddi/fiziki tarafı ve manevi yönü vardır. Evin maddi tarafı fiziki yapısıdır (nature). Manevi tarafı kültürdür (culture). Kentin ve evin kültürü, estetik ve etik değerleri birlikte içerir. Şehir, ev, sokak ve cadde manevi (estetik+etik) bir niteliğe sahip olmalıdır. Manevi boyut ile işaret etmek istediğimiz; şehrin, toplumun manevi dünyasını, yücelik duygusunu geliştirmeye elverişli bir mimariye sahip olmasıdır. Sadelik esas olmalı, estetik yapının taşıyıcı sistemini zafiyete uğratmamalıdır…

İstanbul’da deprem olursa şu kadar bina yıkılacak, şu kadar milyon insan hayatını kaybedecek. Bu söylemler bilinçsizce mi, kasıtlı mı meşkuk! Bu tür yayınlar, toplumda birçok insanda yaşama sevincini, iş ve yatırım yapma coşkusunu söndürür. Halk ne yapsın? Toplumun önünde felaket tellallığının ne gereği vardır? Depremin üzerinden daha on gün geçmeden, çok sayıda cenazenin yıkıntılardan henüz çıkarılamadığı halde, muhtemel İstanbul depremini medyada konuşmak, bir cenazenin başında ben de öleceğim bir gün onu konuşalım der gibi bir densizlik değil mi?…

“Diriliş Şehirleri” isimli makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.

About Durmuş Günay

Check Also

Goodhard Kanunu ve Akademik Teşvikler

Goodhard Kanunu ve Akademik Teşvikler Goodhard kanununa göre “Bir ölçüt hedef haline gelirse iyi bir …

Bir yanıt yazın