Rektör Ki̇mdi̇r, Rektörlük Nasil Yapilir?

Yapmaya çalıştığım, öncelikle rektör, üniversite ve öğretim mensupları için başarının ilkelerine işaret edilen mütevazi bir söylemdir. Çünkü, rektörü; üniversite, öğretim mensupları ve öğrenci ile birlikte ele almak gerekir.

Türkiye’de rektör, “en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip” kişiler arasından Devletin en üst mercii tarafından seçilen ve atanan, üniversitenin akademik, idari ve mali bütün alanlarında yetkili ve sorumlu olan en üst yöneticisidir.

Rektör, en üst bilgi kurumu olan üniversiteyi, misyonunu gerçekleştirmek, sürdürmek ve geliştirmek üzere yöneten kişidir.

Rektöre Dair İlkeler

  1. Tüm rektörlerin yaptığı ancak en iyisini benim yaptığım şey nedir sorusuna şudur diye cevap verebilmelidir.
  2. Benden başka hiç bir rektörün yapmadığı sadece benim yaptığım o şey nedir sorusuna, benim yaptığım işte şudur diyebilmelidir.
  3. Rektör, coşkun ve adanmışlık içinde çalışan bir bilge olmalıdır.
  4. Rektör, öncelikle üniversitenin amacını, hedeflerini ve stratejisini üniversite ile birlikte belirlemeli ve uygulamalıdır. Uygulama sonuçlarını değerlendirmeli ve bütün bunları şartlara göre bir dinamizm içinde yürütmelidir.
  5. Bir üniversitenin başarısı yalnız rektörün başarısına dayanmaz. Rektör; öğrenci, idari personel ve öğretim mensuplarında bir heyecan üretebilmelidir.
  6. Bilgelik yolunun anahtarı merak, kapısı tevazudur. Bilgelik, merak ve tevazu ile birlikte bulunur.
  7. Rektör, sorumluluğunun ağırlığını hissederek yaptıklarının övüncünü dile getiren söylemler yerine henüz yap(a)madıklarının kaygısı ile yaşamalıdır. Başarılarını, rektörün kendisi değil başkaları dile getirmelidir. Rektör, üniversitesinin öğrencisinin ve hocasının içindeki insanı uyandırabilmeli, açığa çıkarabilmelidir.
  8. Rektör otoritesini, itibarını, statüsünden ziyade, bilgeliğinin kapsamı ve derinliğinden almalıdır. Rektör kendisini bir bürokrat memur olarak algılamamalıdır.
  9. Rektör, benim bir medeniyetim, o medeniyetin bir kültürü, o kültürün bir insanı var idealinin bilincinde olarak eylemelidir. Gücünü sadece statüsünden değil bilgeliğinden ve idealinden de almalıdır.

 

Üniversiteye Dair İlkeler

  1. Üniversite meslek kazandırmanın yanısıra ve öncelikle, öğrencilerine kültür kazandırmalıdır. Modern üniversite, bir alanda uzman diğer tüm alanlarda bilgisiz insan tipi yetiştirmek şeklinde vahim bir zaaf içindedir. Modern üniversite kültür kazandırmayı unutmuştur. Kültür, hayatın üzerinde yaşandığı bilgilerin tümüdür. Hayat sadece bir meslek çerçevesi içinde yaşan(a)maz.
  2. İnsan bilgiye göre davranır ve yapar. Bilgi düşünmenin sonucunda varılan yargının dile getirilmişidir. İnsanın en önemli vasfı düşünen ve anlayan bir varlık oluşudur. Düşünmek, bitimsiz bir anlama çabasıdır. Üniversite, her şeyden önce mensuplarının düşünme becerisini ve “yaratıcı kişiliğini” geliştirmelidir. Sokrates’in (MÖ.469-399) yaptığı, sorularla fikir doğurtmaktır. Fikir düşünene gelir. İnsanlık, yaklaşık 2500 yıldan beri fikirlerin nasıl elde edileceği meselesi üzerinde ikamet etmektedir. Bu cevaplanamamış bir soru olarak durmaktadır.
  3. Üniversite, seçkinci değil, seçkin bir kurumdur. Üniversite için en önemli tehlike, sıradanlaşmaktır. Sıradanlaşma, merakın ve düşünmenin bittiği yerde başlar.
  4. Üniversite, doğruluk, iyilik ve güzellik idealarının yaşandığı, hakikatin kalbinin attığı yerdir. Üniversite, toplumun kendisini yeniden ürettiği mükemmellik merkezidir.
  5. Bir ülkenin aklı olan üniversite, bir sorun varsa bu sorunun çözümünde benim de sorumluluğum olabilir diye bakmalıdır.
  6. Üst düzey insan profilinin bulunduğu, daha üstü olmayan en üst bilgi kurumu olan üniversite, küresel ölçekte, yani ülkede ve dünyada, sorun ve çözüm adına ne varsa farkında olan bir dikkat sahibi olmalıdır.
  7. Daha düşük maliyet ile, daha çok öğrenme kazanımına (learning outcome) sahip olan en çok sayıda öğrenciyi nasıl eğitebilirim?
  8. Üniversitenin kazandırdığı, bu üniversiteye özgü biricik değer nedir?
  9. Başkaları tarafından yapılanlardan ancak bu üniversitenin daha iyisini yaptığı şey nedir?
  10. Uluslararası ölçekte, bilime katkı niteliğinde yaptığım araştırma(lar) nedir?

Üniversite yukarda dile getirilen ilkeleri gerçekleştirmek ve soruların cevaplarını vermek için adanmış bir çaba içinde olmalıdır.

 

Akademisyene Dair İlkeler

Yukarda rektör ve üniversite için dile getirilen ilkeler ve sorular, öğretim

mensupları için de geçerlidir.

Benim kazandırdığım biricik değer nedir?

Diğer öğretim mensuplarının daha iyi yapamadığı ne yapıyorum? Sorularının cevabı olabilecek bir çaba içinde olmalıdr.

 

Öğrenciye Dair İlkeler

Öğrencinin hocaları, üniversite yöneticileri ve rektör ile olan anıları, hayatı boyunca saklayacağı, anlatabileceği derinlikte ve incelikte unutulmaz anılar olmalıdır.

Üniversitede kazanılan özellikle örtük bilgi, hava gibi atmosfer gibi görünmez ama hayati bilgidir. Üniversite mezununun asıl farkı, bütün bilgileri kazanmanın temeli olarak kazandığı örtük bilgidir. Bu bir yönüyle öğrenmeyi öğrenme bilgisidir.

Rektör, üniversite ve öğretim mensuplarına ilişkin dile getirilen söz konusu ilkelerin gerçekleşmesi, olumlu yönde bir fark meydana getirecektir.

Yukarda değinilen hususların gerçekleştirilmesi için rektör, bilgi ve bilim felsefesine dayalı bir sistem ile üniversiteyi bir orkestra şefi gibi yönetmelidir.

 

Durmuş Günay

Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

About Durmuş Günay

Check Also

Üstad Sezai Karakoç ve İnsanlığın Kurtuluş Manifestosu Olarak “Diriliş Neslinin Amentüsü”

Üstad Sezai Karakoç ve İnsanlığın Kurtuluş Manifestosu Olarak “Diriliş Neslinin Amentüsü” Tarihte iz bırakmış şair, …

Bir yanıt yazın